Japonlar ve Ruslar 38. paraleli daha 1896'da kullanmak ve bu hat boyunca tarafsız bir bölge kurmak istemişlerdi. İşte bu suretle Kore, birdenbire iki Kore olmuştu.
1945'de Kore'nin, Japonlar'dan kurtarılırken ikiye bölünmesi bu ülkeyi komünist ve anti komünist dünya arasında en çetin bir çatışma alanı haline sokmuştu. Güneyde bir Demokratik Kore (15 Ağustos 1948), kuzeyde de Komünist Kore Halk Cumhuriyeti (12 Eylül 1948)'in kurulmasından sonra, 25 Haziran 1950'de kuzeyin taarruzu ile iç harp başlamış oldu. Bu hâl, bir taraftan
Birleşmiş Milletler'in (BM) diğer taraftan Çin ordularının savaş alanına girmesine yol açmıştı. Güney ve Kuzey Kore'yi birleştirmeye çalışan BM komisyonu bunu başaramamıştır. Kore anlaşmazlığının sürüp gitmesinde Batılı devletlerle ve özellikle Amerika ile Sovyetler Birliği arasında, dünya sorunları hakkında bir anlaşmaya varılamamasının büyük payı vardır.BM Genel Sekreteri, 28 Haziran 1950'de bütün üye devletlere Konseyin 27 Haziran 1950 tarihli kararını bildirdi ve üye devletleri Kore'ye yardıma çağırdı. Bu çağnya 22 ülke olumlu cevap vermiştir. Bu ülkelerden bazıları askeri yardımda bulunurken bazılan da askeri teçhizat yardımında bulunmuştur. Askeri yardımda bulunan ülkelerden birisi de Türkiye'dir. Türk Tugayı, 25 Eylül 1950'de ilk kafilesini İskenderun'dan yola çıkarmış ve 16 Ekim'de Kore topraklarına ayak basmıştır.Tugay, Teagu şehrine yerleşmiş, 20 Kasım'dan itibaren de ilk muharebelerinin olacağı Kunuri bölgesine geçmiştir. Kunuri'de o kadar çok şiddetli bir soğuk vardır ki donmamak için askerler bulundukları yerlerde tepinmekte ileri geri koşmaktadırlar. |